2 Aralık 2008 Salı

MSN'de yarışma başlıyor

MSN başlattığı “En Güzel Bayram Fotoğrafı Kimde” fotoğraf yarışması ile, kullanıcılarına bayram neşesini milyonlarca kişi ile de paylaşabilme fırsatı sunuyor.

Shiftdelete.net'in haberine göre Türkiye'nin önde gelen portallarından MSN, başlattığı En Güzel Bayram Fotoğrafı Kimde başlıklı fotoğraf yarışması ile, 16 milyon kullanıcısına, bayram neşesini sadece sevdikleri ile milyonlarca kişi ile paylaşabilme fırsatı sunuyor.

Coşkulu bir bayram yeri, sıcacık bir aile pozu, ya da eski günlerden kalma sararmış bir bayram ziyaretinin fotoğrafı... Bayram ruhunu en iyi şekilde yansıttığını düşündüğü fotoğraflarını msn_ozelgunler@live.com adresine göndererek sevdikleri ve milyonlar ile paylaşabilecekler. Kullanıcılar, beğendikleri fotoğraflara oy verebilecekler. En çok oy alan fotoğraf ise, günde milyonlarca kişinin giriş yaptığı MSN ana sayfasında duyurulacak.

En Güzel Bayram Fotoğrafı Kimde fotoğraf yarışması, teknoloji sayesinde bayram sıcaklığı milyonlarla paylaşmak isteyen tüm MSN kullanıcılarına açık bulunuyor. Yarışmaya katılmak isteyenlerin, fotoğraflarını, 1 - 16 Aralık tarihleri arasında göndermeleri gerekiyor.

3 milyar dolarlık servet bıraktı

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın dayısı ve kulüp asbaşkanı Neşet Yalçın'ın amcası işadamı Faruk Yalçın (84) İsviçre'de vefat etti. 

Fenerbahçe Kulübü'nün resmi internet sitesinde yapılan açıklamaya göre, İsviçre'den Türkiye'ye getirilecek Faruk Yalçın'ın cenazesi, İstanbul'da düzenlenecek törenin ardından toprağa verilecek. “İsviçre'de hayatını kaybeden Faruk Yalçın, Türkiye'de ve yurt dışında dev projelere imza atan Makyal şirketler grubunun kurucusu olarak sade yaşamı ve hayırseverliğiyle tanınıyordu. Fenerbahçe sevgisiyle bilinen Yalçın, yaşamı boyunca tüm zamanını işine ve ailesine ayırmıştı. Faruk Yalçın ayrıca doğa ve hayvanseverliğiyle de ün yapmıştı. Başkanımız Aziz Yıldırım'ın dayısı olan ve Türkiye'nin önde gelen müteahhitlerinden biri olarak bilinen Faruk Yalçın'ın cenazesi İsviçre'den getirilerek, İstanbul'da toprağa verilecek.”

Türkiye’nin en zengin 19’uncu işadamı olan 3 milyar doları bulan servetiyle dünya zenginleri listesine de giren Faruk Yalçın vefat etti. ‘Nato müteahhidi’ olarak bilinen Yalçın, uzun süredir İsviçre’de lenf kanseri tedavisi görüyordu. 
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın dayısı ve kulüp asbaşkanı Neşet Yalçın’ın amcası olan Faruk Yalçın 84 yaşındaydı.
Faruk Yalçın, doğa ve hayvanseverliğiyle ün yapmıştı. 1993’te doğa ve hayvan tutkusunu toplumla paylaşmak amacıyla Darıca’da Boğaziçi Hayvanat Bahçesi’ni kuran Yalçın, 1994’te kendini emekli ettikten sonra zamanın büyük bölümünü burada geçirdi. Bayramoğlu’nda botanik müzesine dönüştürdüğü evinin bahçesinde, Koi balıkları yetiştiren Yalçın ayrıca, bitki ve hayvan bakımı üzerine 21 kitap yazdı.

FORBES ZENGİNLERİ ARASINDAYDI
Türkiye’nin önde gelen işadamlarından biri olan Faruk Yalçın, ‘Nato müteahhidi’ olarak biliniyordu. Yalçın, 1963 yılında kurduğu inşaat şirketi Makyal’ı, 45 yıl içinde dev bir grup haline getirdi. 
2006 yılında Forbes dergisinin ‘dünyanın en zenginleri’ listesinde 746’ncı sırada yer alan Yalçın, bu yıl da Ekonomist dergisinin Türkiye’nin en zenginleri araştırmasında 3 milyar doları bulan servetiyle 19’uncu sırada yer aldı.
İsviçre’den getirilecek olan Yalçın’ın cenazesi, İstanbul’da toprağa verilecek.

FENERBAHÇE'YE AŞIKTI
Fenerbahçe sevgisiyle bilinen Yalçın, Yeğeni Aziz Yıldırım ve sarı-lacivert aşkına Fenerbahçe Stadyumu’ndan her yıl loca kiralıyor, ancak maçları evdeki televizyondan seyrediyordu. Dayısı Faruk Yalçın, Aziz Yıldırım’ın en fazla değer verdiği aile büyüğüydü. Faruk Yalçın’ın izni ile 1998 yılında Fenerbahçe Başkanlığı’na adaylığını koyan Aziz Yıldırım, dayısının sözünden çıkmazdı. Aziz Yıldırım, önce yönetimine Faruk Yalçın’ın oğlu olan Osman Yalçın’ı aldı, sonra da Yalçın’ın yerine diğer kuzeni Neşet Yalçın’a kulüpte yöneticilik görevi verdi. Faruk Yalçın, halen Fenerbahçe yönetimindeki Neşet Yalçın’ın amcasıydı. Fenerbahçe Kulübü’nün resmi internet sitesi de yaptığı açıklamayla Yalçın’ın vefatını duyurdu.

İstanbul Polisi Artık Telsizle Konuşmuyormuş

İstanbul polisi, şehri 24 saat kameralarla kontrol altında tuttuğu MOBESE'ye navigasyon ünitesi de ekleyince telsizle konuşma devri tarih oldu.

2 bin mobil ekibin, telsiz yerine cep bilgisayarı üzerinden kendi aralarında ve merkezle yazışarak haberleşmeye başlaması, haber için telsiz konuşmalarını dinleyip olay yerine ulaşan muhabirleri de zor durumda bıraktı.

Bir polis şefi, bu sistemle, "Artık telsiz dinleyen gazetecilerin polisten önce olay yerine ulaşması imkânsız olacak." dedi.

Frekansına giren herkesin dinleyebildiği telsiz konuşmaları yerine GPRS tabanlı anlık yazılı iletiyle haberleşmek polise sessiz ve derin operasyon yeteneği kazandırdı.

Turkcell hattı üzerinden çalışan sistem, piyasadaki en ileri teknolojiyi kullanıyor. İstanbul polisi, bu sistemle ortaya çıkan hareket kabiliyetini ve elde ettiği yakalama oranlarını bugün düzenleyeceği toplantıyla kamuoyu ile paylaşacak.

Operasyon anında cep bilgisayarlarıyla kendi aralarında ve merkezle haberleşen polisler, yine cihaz üzerinden birbirlerinin konumlarını da görebiliyor.

Şüpheliyi karakola götürmeden genel bilgi taramasıyla kahvehanelerde dahi yakalama imkanı veren MOBESE-NAVİ ile yakalanan suçlu sayısı da arttı.

Cep telefonu ve bilgisayarı bir araya getiren yeni cihazla Polnet'e bağlanan polis anında GBT (Genel Bilgi Tarama), infaz ve plaka sorgusu yapabiliyor. Böylece aranan şüpheli görüldüğü yerde, örneğin kahvehanede teşhis edilip karakola götürmeye gerek kalmadan yakalanmaya başladı. Emniyet, Polnet sorgu programı yazılımını şirketlere ihale etmeyip kendisi gerçekleştirdi.

'Telsiz çekmedi' mazereti bitti

2 bin ekibi önündeki digital harita üzerinde eşzamanlı olarak gören merkez, olay yerine en yakın ekibi sevk ederek etkili ve seri müdahale yeteneğine kavuştu.

Sistem, amire, alt birimlerine yazılı mesajla talimat verme özelliği de içeriyor. Kimin ne zaman hangi talimatı verdiği ile alan kişinin ne zaman açıp okuduğu saniyesine varıncaya kadar kayda alınıyor.

Telsiz ses kayıtları tutulmazken mesajla yapılan haberleşmelerin kaydı otomatik olarak arşivleniyor. Log adı verilen bu kayıtlar sayesinde, telsizde yaşanan 'amirim çekmiyordu', 'amirim duyamadım' mazeretleri tarihe karışıyor.

Sistem, cep telefonu yeteneğinin üstüne bilgisayar imkanlarının da eklenmesiyle oluştu. GPS ile navigasyon özelliği kazandı. 2005 yılında MOBESE hayata geçtiğinde ekiplere verilen PC'ler kaldırılıp yerine 2 bin adet cep bilgisayarı alındı. Bilgisayarlara navigasyon programı yüklendi.

Toplam 8 milyon dolara mal olan MOBESE-NAVİ'nin el bilgisayarlarını Halit Narin'in başkanı olduğu Türk Tekstil Vakfı satın aldı. Narin, bu bilgisayarları polise hibe etti. Daha önce sistemde kullanılan bin adet tablet bilgisayar da karakollara verildi.

Alıntıdır

30 Kasım 2008 Pazar

Kurtlar Vadisi'nin Polat'ı Evlenecek mi?


27 Kasım günü yayınlanan "Kurtlar Vadisi Pusu"nun en büyük süpriziydi belkide Polat'ın evlenmek üzere birisi ile tanışması daha doğrusu tanıştırılması. Nazife anne oğlunun yalnız müzmiin halini beğenmemiş olacak ki oğlunu evlendirmek için her Türk annesi gibi kız arama çalışamalarına girişmiş ve bir adet gelin adayı bulmuş oğlunun beğenisine sunmuştu. Ebru yani gerçek adıyla "Hatice Şendil" 1983 doğumlu güzelimiz 2001'de Miss Turkey yarışmasında ikinci, Miss Europe arışmasında üçüncü olmuş ve hemen kendini atmış podyumlara daha sonra bir kaç dizide rol almış diziler işte şöyle; Yeni Hayat, Eylül, Iki Yabanci, Fesupanallah ve Yaban Gülü ve tabiki birde klip çalışması varmış Çelik'in 'Töre' isimli şarkıya çektiği klipte oynamış boy göstermiş. Şimdiden yeni dizi çalışmasında başarılar dileyerek Polat'ımıza erken de olsa hayırlı olsun dileklerimizi iletiyorum ne de olsa mutlaka bu işin sonu ya düğüne yada ölüme varır. İşte Nam-ı değer Ebru'muzun yani Hatice Şendil'in bir kaç fotoğrafı;



Harry Potter yazarından, Ozan Beedle'ın Hikayeleri

Ünlü bir fantastik kurgu roman serisi "Harry Potter" ı bilmeyen yoktur herhalde, işte bu serinin yazarı J.K. Rowling yeni bir kitap hazırlamış ve 4 Aralık 2008 günü satışa sunacakmış hayırlı olsun dileklerimizle ancak bu kitap şu an için Türkiye de satışa sunulmadı muhtemelen çevirileri yapılmakta Türkiye'de satışa sunulacağı tarih ise Ocak ayının ilk haftası. Kitabın en güzel yanı ise gelirinin tamamı çocuk hakları ve zor durumdaki çocukların koşullarının iyileştirilmesi için çalışan ''Children's High Level Group'' adlı hayır kurumuna bağışladı. Kendisini bu davranışından dolayı tebrik ediyorum. Ayrıca kitap yine Harry Potter'ın devamı niteliğinde aslında ''Harry Potter ve Ölüm Yadigarları''nda büyük önem taşıyan ve olayların aydınlanmasında kritik bir rol oynayan bir ayrıntı kitabı diyebiliriz bu kitap için. Kitap içerisinde 5 ayrı hikaye bulunmakta ve Harry Potter hayranları kitabı diğer serilerden ayrı tutmayacak gibi görünüyor.